Artvin'den Haberler

CUMHURİYET GAZETESİNE DESTEKLER ÇIĞ GİBİ DEVAM EDİYOR

1-1

Hopa CHP İlçe Örgütü’de bir basın açıklaması yaparak Cumhuriyet Gazetesine yapılan baskıyı protesto ederek, parti binasında Cumhuriyet Gazetesi okudular.

HOPA-Cumhuriyet Halk Partisi Hopa İlçe Başkanlığı da parti binasında düzenledikleri basın açıklaması ile Cumhuriyet Gazetesine yapılan baskıları kınadılar. Partinin Kadın ve Gençlik kolları başkan ve yöneticilerinin de katıldığı basın toplantısına ilçe yönetimi ve partililer yoğun ilgi gösterdiler.

Hopa CHP İlçe Başkanı tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: Sayın Başkan, değerli Hopa’lılar, Siyaset, demokrasi ivmesinin genişletilip insanları özgürleştirmek, topluma daha uygar ve medeni bireyler kazandırarak, toplumsal gelişim için alternatif yolları ve fikirleri insanların barış içerisinde yaşamasını sağlayacak şekilde disipline-eden sistemsel bütünlüktür.

Ve siyaset bana ne verebilir değil, topluma ne verebilir düşüncesi üzerinde kurulmalıdır. Dolayısıyla her siyasetçi söylemini düşmanlık ve kin üzerine değil, barışçıl anlayış, sevgi ve saygı üzerine kurmalıdır. Toplumun ortak değerlerini ve hassasiyetlerini gözardi etmeden ortaya koymalı, birlik ve beraberlik vurgusunu tüm  halka aksedecek derecede tutarlı ve mantıklı olmalıdır.

Yani siyaset sorumluluk sahibi insanlar tarafından yapılmalı, devletinin ve milletinin duygu ve hislerinde yıpratıcı ve kaos yaratacak, ikilik doğuracak, ya da ötekileştirecek söylem ve davranışlardan uzak kalmalıdır.

Sayın basın, değerli Hopalılar, Ne yazık ki 14 yıldır iktidardaki AKP yöneticileri nefret ve kin üzerinden oy almışlar, kamplaşmaların ve kutuplaşmaların zirvesinde, çıkar ilişkilerini de siyasete entegre ederek ülkemizin ağır bedeller ödediği ve ödeyeceği bilinmez bir gidişatın temsilcileri olmuşlardır.

Mevcut iktidar şiddete övgü niteliğindeki açıklamalarıyla kendi seçmenini konsolide edip oy devşirme anlayışıyla ülkeyi yönetmeye çalışmaktadır. Terörün durmadığı, her gün onlarca şehidin geldiği ülkemizde AKP’nin şiddetten beslendiği kan ve gözyaşından nemalandığı artik açıkça görülmektedir.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra AKP’nin bir nebze olsun değişmesini beklemiş, ülkemiz insanlarını kucaklayan, Cumhuriyeti kollayan, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla birlikte bir yapıya bürüneceğini düşünmekte ve Yenikapı ruhunu tam pekişerek ülke yönetimine yansıyacağını öngörmekteydik.

Demokrasiyi kollayıp öne çıkartan bir noktaya gelindiğini umut etmişken hükümet, FETO bahanesiyle askeri okul ve hastaneleri kapatarak, düşüncelerinden dolayı memurları ve öğretmenleri görevden alma ve uzaklaştırmaya başlamıştır.

Sayın Başbakanın yaptığı bir konuşmada”Asil başkanlık gelmezse Türkiye’nin bölünme riski var” demeci, Türk haklini tehdit edercesine kindar ve fütursuzdur.14 yıldır ülkenin yönetiminde tek parti yönetimiyle hareket eden başbakanımızın, kan ve irfanla kurulan bu ülkenin nasıl bölüneceğine dair bir bilgi veya fikir bile belirtememesi ne kadar vahim ve acıdır.

Bizim önerimiz; bu ülkede bölünme riski yaşanıyorsa hükümet derhal üniter yapımızın gereği toplumsal konsensüsü sağlamalı, demokrasinin birlik motifi altında tek vücut olarak Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine sımsıkı sarılmalıdır.

Evet, Demokrasi bir ülkede yaşayan herkesin hakkıdır. Demokrasi toplumsal tahammüldür. Demokrasi çoğunluğun tahakkümünün hâkimiyeti değil, azınlığın güvencesidir.

İktidarı eleştiren her muhalif yayın organını fetö damgası vurarak kapatmak artik inandırıcı gelmemektedir.

Ayrıca gidişatın bu perspektifte devam etmesi, demokrasiden uzaklaşmaya ve birçok terör örgütünün güçlenerek beslenmesine sebep olmaktadır. FETÖ ile olan mücadeleyi anlamsızlaştırarak sekteye uğratacağı açıktır.

Değerli Cumhuriyetçiler, Yoldaşlar, ülkemizin aydınlık geleceği için, Cumhuriyet kavramlarının ilelebet yaşaması için, demokratik, laik ve çağdaş Türkiye için yola çıkan bizleri, Hiçbir gafil, hiçbir hain hedefimizden saptıramayacaktır.

Bu saldırılar kararlılığımızı ve azmimizi daha da artırmaktadır.

Değerli basın, diğer partilerin aksine yukarıda görüldüğü gibi biz sosyal demokratlar, Cumhuriyetçiler yani Atatürkçüler siyaseti hizmet aracı olarak görmekteyiz.

Cumhuriyetle yaşıt ve Cumhuriyet değerlerini benimsemiş bir gazeteye düzenlenen şafak operasyonunu CHP Hopa İlçe Örgütü olarak kınıyoruz.

En son onlarca gazetenin ve yayın organının kapatılmasıyla birlikte ülkemiz demokrasi tarihi ile özdeşleşmiş, her baskı döneminde ağır bedeller ödemiş, onlarca yazarını demokrasi şehidi olarak vermiş, faili meçhul cinayetlere kurban etmiş ve Cumhuriyet Gazetesi sözde terör örgütüne yardım etme bahanesiyle baskı altına alınarak hayatlarını irtica ve terörle mücadeleye adamış yazarları tutuklanmıştır.

Cumhuriyet Gazetesi susturulmaya çalışılmıştır. Bundan sonraki adımın Demokrasi ve Cumhuriyetimizin kurucularını tamamen ortadan kaldırılması olduğu aşikârdır.

Ortadoğu’da savaşa sokulduğumuz ve iç savaşa sürüklendiğimiz bu süreçte iktidarın baskıcı tutumu ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran ve anayasa tanımaz haksiz ve hukuksuz saldırgan tavrını kınıyor ve protesto ediyoruz.

Tutuklamalar, saldırılar bizleri susturamaz ve yıldıramaz.

Ya İstiklal ya ölüm parolasıyla yola çıkan bizler ülkemiz için canımızı vermeye dün olduğu gibi bugünde hazırız.

Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi Tüm CHP’liler tek vücuttur, tek yürektir.

Genel Başkan yardımcımız Sn. Bülent Tezcan’a,  Erzurum İl Başkanı Sn. Tacettin Kızıloğlu ve Avcılar Belediye Başkan Hande Toprak Benliye yapılan bu hain ve alçak saldırıları Hopa İlçe Örgütü ve tüm üyelerimizle birlikte kınıyoruz.

Unutmayalım ki bu ülkenin kurucusu ve koruyucusu da biziz, yolumuz açık ve mücadelemiz tamdır.

CHP bu ülkenin birleştirici gücüdür, çimentosudur ve can damarıdır.

Ülkemiz ve parlamenter demokrasiye sonuna kadar sahip çıkacağız.

Evet değerli katılımcılar, CHP varsa herkes için vardır.”

Yapılan basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Gazetesi okunarak ve konuşmalar yapılarak basın toplantısı sona erdirildi.

HAYATİ AKBAŞ

1-2 1-3 1-4 1-5 1-6 1-7