Bir vakıf düşünün... 17 yıl varlığını sürdürüyor. dönüşümlü olarak birbirinden değerli başkanlar geliyor göreve... Beraberinde oluşturdukları yönetim kurullarıyla çok ciddi kararlar alıp uygulanmayı bekliyor. Bazen öyle fırsatlar geçiyor ki ellerine yapamıyorlar. Zamanı, çevreyi, bilgiyi, proje üretip uygulamayı beceremiyorlar. Çok ciddi şeylerden bahsediyor,zaman zaman 300-400 kişiyi biraraya getirip sorunları paylaşıyorlar... ve zaman su gibi akıp gidiyor... Şimdi geriye doğru bakıyoruz... görüyoruz ki geçen zamanın uzaklığına göre hiç bir şey yapılmamış. Artvin’in çok değerli insanları var. Türkiye’ye, hatta dünyaya mal olmuş profesörler, bilim adamları, burokratlar, işadamları, devletin en önemli yerlerinde görev alan siyaset adamları...Onlar okyanusta bir ada misali keşf edilmeyi bekliyorlar. Onların varlığından kimsenin haberi yoksa yapacak bir şey yok demektir.Artık zamanımın büyük bir kısmını Artvinliler Hizmet Vakfı’nda geçiriyorum. Recai Delibaşıoğlu ve Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte bir çok şeyi paylaşıyorum. 1 yılı geride bıraktık. Geriye doğru bakınca gözle görülür, elle tutulur çok şey yaptığımıza inanıyorum.Önce uzun emekler verdiğim 08 Artvin dergisini Artvinliler Hizmet Vakfı yayın organı olduktan sonra hızlı bir şekilde abone ve okuyucuya ulaştığımızı gördüm. İnternet sitesini daha aktif bir hale getirdik. 50’ye yakın işadamını vakfa üye olması için davet ettik. Burs verdiğimiz öğrenci arkadaşlarımızla vakıfta daha sık biraraya gelerek sorunlar ve çözümü noktasında fikir alışverişi yaptık. Recai Delibaşıoğlu’nun seçtiği yeni, genç yönetim kurulu ile,13 Nisan’da Kadir Topbaş başkanlığında Beyaz Köşk’te bir yemek tertiplendi. Amaç; İstanbul’daki Artvinlilerin hep hayalini kurduğu ‘Artvin Evi’ projesini gerçekleşmesi için ilk adımın atıldığını Kadir Topbaş’ın Artvinli dostlarına müjdelemesi...
30 Mayıs’ta İstanbul’da bütün vakıf ve derneklerin katılımıyla 20 bin kişilik piknik yapılması...
9-14 Haziran’da TURSAB başkanı Başaran Ulusoy beraberinde 60 kişilik işadamı turizmciyle, 20 gazeteciyle, evsahipliğini Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu’nun yapacağı bir Artvin gezisi tertiplendi.
Şimdi size soruyorum. Artvin, ve Artvinliler için ‘Çok Güzel Hareketler Bunlar’ değil mi?
Dünya incisi Türkiye’nin en güzide bölgesi Doğu Karadeniz’den,Doğu Karadeniz dağları arasında gizlenmiş bir cennetten bahsetmek istiyoruz sizlere… Doğu Karadeniz bölgesi denizden iç kesimlere kadar uzanan dağlarıyla, bu dağları örten yeşiliyle ve bu yeşili besleyen dereleriyle bilinir. Günümüzde gündemden düşmeyen dereleriyle… Karadeniz’in hemen hemen tüm vadilerinde yapımı planlanan 450 adet HES projesinden bahsediyoruz evet. sıcaktan kavrulan insanların serine kaçışıdır, yeşilin her tonunun bulunduğu bir cennettir. Bin bir çeşit canlıyı, çiçeği bünyesinde tutan bir vadi ve gürül gürül akan bir deredir. Bu dereye, bu vadiye, bu doğaya, bu cennete, tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkalım. Gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bırakalım. Küreselleşen dünyamızda sürdürülebilir bir kalkınma için iklim değişiminden en az etkilenecek, sığınılacak son liman Doğu Karadeniz bölgesinin vadileri yok edilmesin. Ortak akıl ve acil eylem planıyla EPDK, enerji bakanlığı ve çevre bakanlığınca bu dere soykırımına mutlaka son verilmelidir.
Metal yorgunluğu üzerimizden kalkıyor.Cok yakındaEtik değerler, doğrulukYer adları çoğulcu yapımızın bir göstergesidir."Çok güzel hareketler bunlar"Cumhuriyet Artvinimize Vefa Borcunu ÖdüyorZamanla Paylaşmak26 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 2010