Huzurlu bir yaşam istiyorsak etik değerler, iş ahlakı ve doğruluk prensiplerine sımsıkı sarılmalıyız.
70 yıl önce, 13 yaşındayım. Artvin’de babamın mağazasına yaşlı bir adam geldi. Elindeki çıkını açarak tezgahın üzerine kağıt ve madeni paralar boşalttı. Tezgahın arkasında duran rahmetli babama: -“Ahmet Bey, bu paraları alacaksın” dedi. Babam -“Ne parası?” diye sordu. Yaşlı adam -“Bir ay evvel burada bir alışveriş yaptım. 1 top basma, 1 top divitin, 2 top bez v.s. Köyde bunların fiyatını sordular, üzerinde kaç metre oldukları yazılı idi. İş güç yok, bir kaç defa hesap ettiler. Ahmet Bey, benden noksan para almışsın. Bu paraları bunun için getirdim.”
Babam -“Alamam çünkü sizin orada yanlış hesap yapma ihtimaliniz benimkinden daha fazladır.”
Yaşlı adam -“Ahmet Bey, yalvarırım bu paraları al. Çok yaşlandım, tekrar buraya gelebilmem şüpheli. Beni omuzlarında bu yükle köye geri gönderme!”Babam -“Sen şüphesiz çok doğru bir adamsın, ama kusura bakma! Kendini düşünüyor, beni düşünmüyorsun, alamam!” dedi.Komşu dükkan sahipleri geldiler. Müftüyü çağırdılar. Müftü meseleyi dinledi ve Abdi’yi getirin dedi. (Abdi bir kulübede yaşayan, yoksul ve yaşlı birisi). Tezgah üzerindeki paraları bu adama vererek meseleye çözüm buldu.Böyle etik değerler ile donatılması, şüphesiz yaşamı anlamlı kılmaya ve kalitesini yüceltmeye yardımcı olmaktadır. Hoşgörü, herkesi kucaklama, bağışlama
Herkesi kucaklama, bağışlama, hoşgörü kültürü, her çeşit ilişki ve faaliyetimiz için yol açan, kolaylaştıran ve başarı sağlayan önemli bir davranış biçimiolmaktadır. TEMA Vakfını başarı ile geliştiren politikalarından biri hangi siyasi görüş, içtihat ve inanışta olursa olsun, hiç kimseyi dışlamadan herkesi kucaklamak olmuştur.Bir TEMA toplantısında, Sivas temsilcimiz “Biri bana eşek dedi, gözlerimin güzel olduğunu düşündüm” diyerek bu politikanın teşkilat tarafından ne derece benimsendiğini belirtmişti. Herkesi kucaklama, bağışlama ve hoşgörü kültürünün, yaşamı huzurlu ve başarılı kıldığına inanmalıyız.
Uzlaşma Uzlaşmaya iş hayatından bir örnek vermek isterim. 45 yıl önce Mersin rafineri inşaatımızda, işveren petrol şirketince tarafımıza yapılacak 600 000 liralık bir ödemede anlaşmazlığa düşmüştük. Anlaşmazlık mukavelenin iki tarafa da hak veren değişik maddelerindeki yorumundan kaynaklanıyordu. Şirketin Amerikalı yöneticisi bizi görüşmek üzere şantiyeye davet etti. Bu işin şirketimize alınması müzakerelerini yapan ortağım Necati ile inşaatı yürütmekte olan ben birlikte, o zaman pır pır bir uçağımız var, kalktık Mersin’e gittik. Amerikalı yönetici bizi ofisinde aldı, hiçbir izahata gerek görmeden,“Bugün kendinize 600 000 liralık bir dava mı yoksa 300 000 liralık bir çek mi almak istersiniz?” diye sordu. Necati ile bakıştık, hiç konuşmadan “Çekimizi verin” dedik. Aynı gün Ankara’ya uçarak parayı banka hesabımıza yatırmıştık.
Bu kararımız şirketimiz de finansman rahatlığı yaratırken, bizi avukatlar angaje ederek para ve zaman israf etmekten kurtardı. Daha da önemlisi iş verenle iyi ilişkilerin devamına yardım etti. Nitekim arkadan başka bir yerde daha büyük bir işi bize müzakere ileverdiler. Uzlaşma kültürü,iyi ilişkiler ve başarıya ulaşmada bireysel ilişkilerde olduğu kadar siyaset ve iş hayatında da büyük önem taşımakta ve huzurlu yaşama hizmet etmektedir. ABD’deki tahsil hayatımda fertlerin ve bağlı oldukları kuruluşların hangi faaliyette olurlarsa olsunlar sürekli planlama ve verim artırma peşinde olduklarını izledim. Günümüzde küresel mali bir sarsıntıya sebep olmuş daolsa Amerika’nın bu derece yüksek bir ekonomik güce ve kalkınma seviyesine ulaşmasında, en önemli faktörlerden birinin böyle bir kültür olduğuna inanıyorum.
Planlama, bireysel veya grup olarak her gün için tasarlanacağı gibi şüphesiz daha geniş süreleri de kapsamalı ve revize edilmeye açık olmalıdır. Bunun yazılı olması da gerekmez, zihnimizde de geliştirip takip edebiliriz. Çok değerli olan zamanı ve ımkanları israf etmeyi önleyen planlama ve verim artırma gayreti, başarılı olma da dolayısıyla mutlu bir yaşamda önemli etken olmaktadır.
Metal yorgunluğu üzerimizden kalkıyor.Cok yakındaEtik değerler, doğrulukYer adları çoğulcu yapımızın bir göstergesidir."Çok güzel hareketler bunlar"Cumhuriyet Artvinimize Vefa Borcunu ÖdüyorZamanla Paylaşmak26 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 201026 Nisan 2010